Hazırlayanlar: Kenan YAŞAR - Bilal KUZU -  Osman ÜNAL - İzzet SÖNMEZ - Yusuf TERKAN

 

 

      Nedİr sera etkİSİ ?

Yerküre, Güneş'ten gelen kısa dalgalı ışınımın bir bölümünü yeryüzünde, bir bölümünü alt atmosferde (troposferde) emer. Güneş ışınımın bir bölümü ise, emilme gerçekleşmeden, yüzeyden ve atmosferden yansıyarak uzaya kaçar. Yüzeyde ve troposferde tutulan enerji, atmosfer ve okyanus dolaşımıyla yeryüzüne dağılır ve uzun dalgalı yer ışınımı olarak atmosfere geri verilir. Yeryüzünden salınan uzun dalgalı ışınımın önemli bir bölümü, yine atmosfer tarafından emilir ve daha az Güneş enerjisi alan yüksek enlemlerde ve düşük sıcaklıklarda salınır. Atmosferdeki gazların gelen Güneş ışınımına karşı geçirgen, buna karşılık geri salınan uzun dalgalı yer ışınımına karşı çok daha az geçirgen olması nedeniyle Yerküre’nin beklenenden daha fazla ısınmasını sağlayan ve ısı dengesini düzenleyen bu doğal süreç "SERA ETKİSİ" olarak adlandırılmaktadır.

 KÜRESEL ISINMAYI DUYDUNUZ MU ?

     İnsanların çeşitli aktiviteleri sonucunda meydana gelen "sera gazları" olarak nitelenen (karbon dioksit, di azot monoksit, metan, su buharı, kloroflorokarbon) gibi gazların miktarlarının artması sonucunda yeryüzüne yakın atmosfer tabakaları ve katı, yeryüzü sıcaklığının yapay olarak artması  "KÜRESEL ISINMA" olarak adlandırılır.

 İnsanların çeşitli faaliyetlerinin küresel ısınmaya katkısı şöyledir:

 

 

   

 

 

     

     
F Küresel Isınma

F Küresel Isınmanın Tarihi Gelişimi

F Sera Etkisi

F Sera Gazları

F İklim Değişikliği Neden Kaynaklanır?

F İklim Değişikliği ve Türkiye

F İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi

F Ek-1, Ek-2 Ülkelerinin Yükümlülükleri

 

 

 

Kaynaklar

 

 

 

F Eğitim-Öğretim ve Halkın Bilinçlendirilmesi

F   Neler Yapmalıyız?

F Ülkemizde Son Durum

F Dünya Devletlerinin Konuya İlgisi

F Basının Konuya İlgisi

F Kyoto Protokolü

F Kyoto Protokolü (İng)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Üniversitemiz
Linkler

 

 

 

 

 

 

 

 

 

pp

Öğretim Görevlisi Şengün SIPAHİOĞLU'nun konu ile ilgili yazısı

 

 

 

 

 

 

 

 

Ana Sayfa